KEDİLERDE SİNİR SİSTEMİNİ ETKİLEYEN HASTALIKLAR

 

Kedilerde aynı insanlarda olduğu gibi sinir sistemi mevcuttur. Biliyoruz ki sinir sistemi beyin, omurilik ve vücutta bulunan çeşitli sinirlerden oluşur. Bu sistem kedinin yaşadığı ve duyulara cevap verdiği oldukça karmaşık bir sistemdir.

Kedilerde bilinen bir tür sinir sistemi devresi bir reflekstir. Refleksler, tüm hayvanların sinirlerinde bulunan basit ağlardır. Örneğin, göz kapağına dokunmadan, kapanır; ayak parmağı sıkıldığında, ayak otomatik olarak çeker.

PEKİ, SİNİR SİSTEMİNİ ETKİLEYEN HASTALIKLAR VAR MIDIR?

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Kedilerde bazı hastalıklar var ki doğrudan sinir sistemini etkiliyor. Örneğin,

Doğum kusurları, kalıtsal bozukluklar, hastalıklar, enflamatuar durumlar, zehirlenme, metabolik bozukluklar, beslenme grupları, dejeneratif hastalıklar, kanser veya bilinmeyen nedenler de dahil olmak üzere hastalık durumu. Nörolojik hastalıklar.

Kedileri etkileyen hastalıklarda kalıtsallıkta azımsanmayacak kadar fazladır. Cins ve cinsiyet ile alakalı durumlarda söz konusu tabi.

YARALANMALAR SİNİR SİSTEMİNİ ETKİLER Mİ?

Maalesef kediler yaralanmalar karşısında büyük bir zorlukla karşı karşıya gelebilir.

Omurilik yaralanması, yaralanma seviyesinin altında his kaybına ve felce neden olabilir.

Hafif omurilik yaralanmaları sakar hareketlere ve uzuvların hafif zayıflığına neden olabilir.

Orta dereceli omurilik yaralanmaları uzuvlarda daha fazla zayıflığa neden olabilir.

Şiddetli omurilik yaralanmalarında, tam bir hareket kaybı (felç) ve his oluşabilir.

Tüm omurilik yaralanmaları felce neden olmaz. Örneğin, alt sırttaki omurilikte yaralanma, uzuv felci değil mesane kontrolü kaybıyla sonuçlanabilir.

Sinir sistemindeki bazı yaralanmalar, yaralanma meydana geldikten 24 ila 48 saat sonra ortaya çıkmayan hasara neden olabilir. Uzun süreli hasara genellikle beyindeki damarların şişmesi veya iç kanaması neden olur. Bunun için yaralanma sonrası kedide dış kaynaklı yara vs. olmasa bile veterinere acilen gitmeniz gerekiyor.

Kedilerde yüksek tansiyon ve tıkalı ana arter damarlara bağlı felç oranı oldukça düşüktür ama yine de bir risk vardır.

Beyin sapındaki yaralanmalar denge kaybına, uzuvların zayıflığına, hiperaktif reflekslere, sersemlik veya komaya neden olabilir.

Beyincik yaralanmaları, kafa ve bacaklarda koordinasyon eksikliği ve titreme ve denge kaybıyla sonuçlanabilir.

Beyin yaralanmaları, tamamen veya kısmi körlüğe, koku alma duyusuna, nöbetlere, komaya, kendi etrafında dönmeye, sersemlemeye, sahibini tanımakta yetersizliğe neden olabilir.

KEDİLERDE SİNİR SİSTEMİ HASTALIKLARININ TEDAVİSİ

Umuyoruz ki hiçbir tüylü dostumuz bu tür ağır hastalıkları yaşamasın.

Tedavi aşamasında öce tanı koyulur ve uygun tedaviye en kısa zamanda başlanmalıdır. Sinir sistemi rahatsızlıklarını tedavi etmek için kullanılan birkaç ilaç grubu vardır. Epileptik nöbetleri tedavi etmek için kullanılan ilaçlar antikonvülsanlar olarak bilinir.

Kortikosteroidler de dahil olmak üzere anti-enflamatuar ilaçlar, birçok yaralanma tipinde şişme ve enflamasyonu azaltmak için kullanılır. Bu ilaçlar bazı durumlarda intravenöz (omurilik hasarı gibi) ve diğerlerinde ağız yoluyla verilebilir. Nörolojik bozuklukların neden olduğu kas spazmlarını hafifletmek veya sinir sistemi enfeksiyonlarını tedavi etmek için başka ilaçlar gerekebilir.

Bazı nörolojik bozuklukların tedavisi için cerrahi gereklidir. Şiddetli omurilik yaralanmaları durumunda, ameliyatın yaralanmadan sonraki 24 saat içinde yapılması gerekebilir.

Cerrahi sonrası ve beyin tümörleri veya kafa travması olan hayvanlarda beyinde sıvı birikmesi sonucu şişlik riski vardır. Şişliği azaltmak için damar içine mannitol veya kortikosteroid ilaçlar verilebilir.

KALITSAL HASTALIKLAR

Maalesef insanlarda görüldüğü gibi hayvanlarda da kalıtsal hastalıklar görülmektedir.

Bunun dışında doğum sırasında sonradan oluşabilecek kusurlarda hayvanlarda sık karşılaşılıyor.

Yavru kedi tam olarak gelişmemiş bir sinir sistemi ile doğar ve doğum kusurları yürümeye başlayana kadar belirginleşmeyebilir. Bazı durumlarda, doğumdan bu yana mevcut olmasına rağmen, kedi erişkinliğe ulaşana kadar kalıtsal bir bozukluğun kanıtı görülmeyebilir.

Sinir sisteminin doğum kusurları, etkilenen sinir sisteminin primer bölgesine göre sınıflandırılır: ön beyin, beyincik, beyin sapı, omurilik, periferik sinir ve kas bozuklukları veya birden fazla bölgenin belirtilerini içeren multifokal bozukluklar. Bu kalıtsal hastalıkların birçoğu nadirdir veya cinse özgüdür.

KEDİLERDE PARAZİTLERİN SEBEP OLDUĞU MERKEZİ SİNİR SİSTEMİ HASLALIKLARI

Aslında üzerinde ısrarcı olduğumuz en önemli konu parazitlerdir. Kedilerinizin sağlığını korumanın belki de en önemli tarafı kedinin parazitlerinden tamamen arınması olmalıdır. Daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz gibi parazit tedavisinin uzman hekimler tarafından yapılması en önemli kısmıdır.

Bazı parazitler (solucanlar ve böcekler dâhil) merkezi sinir sistemi hastalığı ile ilişkilidir. Teşhis, kuduz gibi diğer olası hastalık nedenlerinin ortadan kaldırılmasını ve sorumlu parazitin tanımlanmasını gerektirir.

YUVARLAK SOLUCAN

Toxocara türleri de dâhil olmak üzere bazı yuvarlak kurtların larvaları merkezi sinir sistemini istila edebilir ve kedilerde lokalize hasar verebilir. Toxocara larvaları ayrıca göze zarar verebilir ve insanlarda görme kaybına neden olabilir.

Baylisascaris procyonis , rakunların ince bağırsağında bulunan bir yuvarlak kurttur. Larvaları insanları ve evcil hayvanları etkileyebilir ve merkezi sinir sistemine geçebilir. Bu parazit ayrıca merkezi sinir sistemine ve insanlarda, özellikle de çocuklarda göz hasarına neden olabilir. Türkiye de rakun yoktur ancak ithal kedilerimiz oldukça yaygındır.

Dirofilaria immitis , daha çok köpek kalp kurdu olarak bilinir, ancak aynı zamanda kedileri de etkileyebilir. Kalp ve akciğerlere ek olarak, merkezi sinir sistemi ve göz dâhil olmak üzere vücudun diğer bölgelerine de bulaşabilir.

Gurltia paralizanlar, kedilerin omurilik damarlarında bulunur ve yüksek bir felç insidansı ürettiği bildirilir.

KENE

Kene felci, sinir sistemine saldıran bir tükürük toksininin neden olduğu ani, progresif motor felcidir. Bazı kenelerin türlerinin kenenin felce neden olduğu bilinmektedir. İnsanlar (özellikle çocuklar) ve diğer birçok hayvan etkilenebilir. Avustralya, Kuzey Amerika, Avrupa ve Güney Afrika’da Ixodes, Dermacentor ve Amblyomma cinslerinden kaynaklanan kene felci vakaları bildirilmiştir. Bu 3 cins artı Rhipicephalus, Haemaphysalis, Otobius ve Argas, hayvanlarda felçle ilişkilendirilmiştir. Ixodes holocyclus’un kedilerde ciddi ve bazen ölümcül bir felce neden olduğu Avustralya hariç, kedilerin bu kenelerin neden olduğu hastalığa karşı dirençli olduğu görülmektedir.

KUYRUK (kist)

İki Paragonimus akciğer flukası türü yanlışlıkla sinir sistemine göç edebilir ve beyinde ve kedilerde, köpeklerde ve insanlarda omurilikte kistler üretebilir.

Şistozomlar veya kan lapaları normalde yumurtalarını bağırsak ve idrar kesesinin kan damarlarına bırakırlar; bunlar dış ortama dışkı veya idrar yoluyla geçerler. Bununla birlikte, bazı yumurtalar kan dolaşımına girebilir ve kapsül oluşturdukları merkezi sinir sistemine ulaşabilir. Bu durum insanlarda ve evcil hayvanlarda görülmüştür.

BÖCEKLER

Miyazi vücudun doku ya da organların içindeki larva sinekler (kurtçuklar, botlar ve warbles) belirli türleri geliştirilmesidir. Derinin altında köpek veya kedilerde biriken Cuterebra larvalarının, merkezi sinir sistemine girdiği ve beyincik veya serebellumu etkilediği bilinmektedir. Santral sinir sisteminde miyazisin tedavisi deneyseldir. Bazı böcek larvalarını sinir sisteminden uzaklaştırmak için antiparaziter ilaçlar önerilebilir. Tedavi sırasında beyinde ek enflamatuar hasarı ve baskıyı önlemek için sıklıkla kortikosteroid ilaçlar önerilmektedir.

SİNEKLER VE SİVRİSİNEKLER

Hastalıkları iletebilirler. Diptera adı verilen geniş ve karmaşık bir böcek düzenine aittirler. Sinekler, büyüklük, gıda tercihi, gelişim ve alışkanlıklara göre büyük ölçüde değişir. Yetişkinler olarak, sinekler kan, tükürük, gözyaşı veya mukus ile beslenebilir. Ayrıca bakteri, virüs ve parazitleri yayarlar. Diptera düzeni, sadece sıradan ev sineğini ve yaygın olarak sinek dediğimiz birçok böcekleri değil, aynı zamanda sivrisinekleri de içerir.

Binlerce farklı sineklerin yaşam döngüleri 4 aşamaya ayrılır: yumurta, larva (bu aşamadaki sinekler solucanlar gibi görünür ve genellikle kurtçuklar olarak bilinir), pupa (sineğin koza içinde gelişmekte olduğu aşama) ve yetişkin. Uçan yumurtalar çürüyen ete, hayvan atığına veya durgun su havuzlarına konur. Bu yumurta lokasyonlarının ortak özelliği kurtçuklar için bol miktarda yiyecek bulunmasıdır. Sinekler hızla ürer ve büyür. Mevsime ve hava şartlarına bağlı olarak, bir sinek yumurtadan erişkinlere gitmek sadece 12 ila 14 gün sürebilir.

Isırma sinekler hayvan kanıyla beslenir. Bu grupta sivrisinekler, karasinekler, kum sinekleri, ısırık ortaları, sivrisinekler, at sinekleri, geyik sinekleri ve diğerleri bulunur. Isırıklar ağrılı olabilir ve alerjik reaksiyonlara neden olabilse de, ısırma sinekleri, çok fazla sayıda olmadıkça veya bir hastalık geçirmedikçe genellikle sadece sıkıntı vericidir. Karasinekler ve sivrisinekler dahil bu sineklerin birçoğu hem hayvanları hem de insanları ısırır.

Isırmayan sinekler, kanla beslenmeyen ve beslenirken konakçı hayvanı ısırmayanları içerir. Bunun yerine, bu sinekler bedensel sekresyonlarla beslenir. Hastalıkları kedilere ve diğer evcil hayvanlara bulaştırabilirler. Örnekler arasında yüz sinekleri, kafa sinekleri, pislik üreme sinekleri (genel ev sineği gibi) ve göz gıcıkları sayılabilir.

Özellikle şunu belirtmek isteriz ki evet kediler av yakalarken tatlı olabiliyor ancak kedinin sinek avlamasına izin vermemek daha iyi olacaktır. Ve yine ev içerisinde mevsiminde sivrisinek kovar kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Hem sizin hem dostunuzun sağlığı için ufak önlemler şart gibi görünüyor.